15 Nisan 2014 Salı

NASIL BİR HAFTASONU OLDU?(1)

Genelde yazı başlığında kullandığım soru cümlesini "Bugün nasıl bir gün geçirdim ?" diye kendime sorarım. Neyi doğru yaptım ya da neyi yanlış yaptım kalp kırdım mı bu konuları irdelerim. Bu yazımda bu noktadan hareketle Fenerbahçe'mizin sportif olarak nasıl bir hafta sonu geçirdiğini incelemeye çalışacağım. Hangi maçımızı kazandık hangisini kaybettik. Nerede ne hata yaptık görüşlerimi paylaşacağım. Öncelikle şunu belirtmeliyimki; futbol hariç diğer branşlarda başarısız olduğumuzu kabul etmemiz gerekir. Tabiki ikinciliği başarı saymıyorsak... Fenerbahçe camiası olarak hangi branşta yarışıyorsak yarışalım ikinciliği başarı olarak görmüyoruz. Bu bizim Fenerbahçe'lilik kültürümüzde var. Peki hangi sonuçları aldıkta bu yorumları yapıyoruz kendi kendimize.

Masa tenisi ile başlamak istiyorum.
İki yıldır Ettu Cup’ı kazanıp tarihi bir başarıya imza atmıştık. Fenerbahçe Masa Tenisi Bayan Takımımız, bu sezon ise Şampiyonlar Ligi Finali’nde Almanya temsilcisi TTC Berlin Eastside takımına kaybetti ve Avrupa ikincisi oldu. Çift maçlı eleminasyon şeklinde yapılan finalde deplasmanda rakibimize 3-2 yenilmiştik. Pazar günü saat 14:00'te FBTV'den canlı olarak yayınlanan müsabakayı 3-0 kaybettik ve kupayı kazanamadık. Berlin takımı iki sene üst üste Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan takımımıza karşı iyi hazırlanmış ve kupayı kazanmayı haketmişler.

Basketbol branşımıza gelecek olursak bayanlarda saat 16:00'da Galatasaray ile Şampiyonlar Ligi finali oynarken erkeklerde 17:00'de ise İzmir temsilcisi Karşıyaka ile Beko Baseketbol Ligi maçı oynadık. İki maçı da kaybettik.

Fenerbahçe: 58 - Galatasaray Odeabank: 69
Maçın ilk yarısında Galatasaray'ın üstünlüğü vardı. Hatta bir ara fark 21 sayıya kadar çıkmıştı. 21 sayı farktan geri dönen takımımız farkı son 4 dk.kaldığında 2 sayıya kadar indirmişti. 8'li finaller boyunca hiç 3 sayılık basketi olmayan Şebnem'in oyuna girip attığı 2 üçlük ile fark bir anda açıldı. Doğruyu söylemek gerekirse Galatasaray takımı maça bizim takımımızdan daha iyi hazırlanmış. Maçın başını ve sonunu bizden daha iyi oynayarak kupayı müzelerine getirdiler. Aslında basketbol tarihimizde ilk defa ülkemize gelen bu kupa ile gururlanmalıyız. Yeri gelmişken rakibimizi kutlayalım. Bu tür finallerde her türlü sonuca açık olmalıyız. Finale kadar geldiğimiz yolda 18 maçta 18 galibiyet almıştık. Hepsi hepsi 19 maç olan kupa yolculuğunun 19.maçında kaybederek büyük üzüntü yaşadık. Yaşadığımız bir diğer üzüntüde başkanımıza ve yöneticilerimize yapılan küfür ve hakaretler. Hele hele takım otobüsüne yazılmış olan tehditvari söz Galatasaray'a yakışmadı. Biz kaybetmeyi hazmettik ama onlar kazanmayı hazmedememişler. Futbol branşında açılan puan farkının rövanşı gibi görmüş olabilirler. Takımımıza gelince Fenerbahçe'mizi de tebrik ediyorum. İkinci kez üst üste finale çıkmak büyük işti. Bir kere gelip kupayı almak değil düzenli olarak seviyelerde olmanın daha büyük bir başarı olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında iki finalde de kaybettiysek ve takımımızın direksiyonu yine aynı oyunculardayken kaybettiysek bir daha finale gelirken daha yetenekli daha güçlü oyuncularla bu seviyelerde olmalıyız. Elimizde kalan lige sarılıp muhtemelen finali oynacağımız rakibimize bu kupayı vermemeliyiz.

Pınar Karşıyaka: 83- Fenerbahçe Ülker: 74
Erkek Basketbol takımımıza gelecek olursam Karşıyaka takımına hem kendi evimizde hem de deplasmanda yenildiğimiz için olası bir Playoff eşleşmesinde 1-0 geride başlayacağız. Obradovic ile Fenerbahçe Ülker'in Beko Basketbol Ligini kazanacağına inanıyorum. Ligimizde aldığımız bu mağlubiyetlerin telafisi elbette var.
Fenerliyorum ailesi olarak basketbolda ligi kimseye kaptırmayacağımıza inancımız tamdır.

Nasıl Bir Hafta Sonu isimli yazımın birinci bölümünde masatenisi ve basketbol branşlarına değindim.  Yazının ikinci bölümünde ise İzmir'de oynadığımız Voleybol Türkiye kupası ve 4-1 kazandığımız Antalyaspor maçından bahsedeceğim. Saygılarımla.

Onur ÖNEN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sen de fenerle